Georges Perec ile ilk defa bu kitapla tanıştım ve açıkçası beni tamamen kendine hayran bıraktı. Harikalar Odası, ilk bakışta zengin bir adamın tablo koleksiyonunu ve açık artırma sürecini anlatıyor gibi görünse de aslında arkasında müthiş bir bulmaca barındırıyor. Hikaye ilerledikçe resimlerin ve ayrıntıların içinde kayboluyorsunuz. Perec, detaylarla sanki okurla tatlı bir oyun oynuyor. Sanat dünyasını ve insanların koleksiyon tutkusunu ince bir mizahla ele alırken, kitabın sonundaki sürprizle de insanı gerçekten hayrete düşürüyor. Bir hikayenin sadece konusuyla değil, anlatım biçimiyle de nasıl böyle etkileyici olabildiğini görmek harikaydı. Yalnız şunu belirtmeliyim ki; sanat tarihine, tablolara ya da resimlere ilginiz yoksa bu kitap sizi mutlu etmeyebilir. Ancak bu alana merakınız varsa, tam anlamıyla bir şölen.. Okuma listenize mutlaka almalı, bu özel kurgunun tadını çıkarmalısınız. Perec’in diğer kitaplarını da kesinlikle okuyacağım.