selinanter
Hezarfen
Aruoba külliyatına de ki işte ile başladım ve karşıma şiirle öykü arasında, haiku tadında müthiş derinlikli metinler çıktı. Aruoba, ilk sayfalarda Zerdüşt göndermesiyle okuru yoğun felsefi bir atmosfere sokuyor. Önce ölümü, ardından yaşamı ele alıyor; çünkü ona göre ölümü kavramadan yaşamın değerini bilmek mümkün değil. "Nasıl olsa öleceğimize göre, yaşamalıyız" anlayışıyla ölümü bir karamsarlık değil, aksine yaşama anlam katan bir parça olarak sunuyor. Metinler arkası derinlik hayranlık uyandırıcı. Kant ve Nietzsche atıflarının yanında, Escher'in karmaşık ve iç içe geçen tablolarının hissi metne çok güzel yansımış. Hatta ilk sayfalardaki Dürer'e ait yarım tablonun, okur tarafından zihinde tamamlanması istenen bir simge olduğunu düşünüyorum. Bir bakıma insanı durup düşünmeye zorlayan bir içsel dönüşüm kitabı. Yazarla tanışmak için doğru kitap mıydı emin değilim; ancak sakin bir kafayla okunması gereken felsefeye meraklı herkes kesinlikle şans vermeli.