King38
Üstat
Sıradan bir insanın görünüşte basit bir suç sebebiyle cezaevine düşmesini ve bu dört duvar arasında geçirdiği dramatik, dönüşümü ele alan son derece akıcı ve gerçekçi bir yerli yapıt. Yazar, edebî sloganlara veya süslü cümlelere sığınmadan; tam tersine son derece sâde, duru ve okuyucuyu yormayan bir anlatım tarzı benimsemiş. Karakterin vahşi ve kurallı bir cezaevine aniden atılması, edebiyattaki çaresizlik ve yabancılaşma hissini çok iyi yansıtıyor. Hapishane duvarları ardındaki yaşam o kadar gerçekçi aktarılıyor ki okur, içerisi ile dışarısı arasındaki sınırı sorgulamaya başlıyor. Kitap, cezaevinde dönen dolaplar ve fırıldaklar üzerinden adalet sisteminin işleyişini sorgulatırken, eğitimsiz insanların hayatta sürüklendikleri noktaları ve savruldukları ahlaki yozlaşmayı gözler önüne serer. İnsan psikolojisini ve cezaevi gerçekliğini abartısız, yalın ama sarsıcı bir dille okumak isteyenlerin mutlaka şans vermesi gereken nitelikli bir yerli roman.