Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
Güneşteki Adamlar, küçük hacmine rağmen muazzam bir anlatma gücüne sahip bir roman. Üç Filistinlinin Kuveyt'e göç hikâyesini, yaşadıkları zorlukları, bir su tankerinin içinde çölü geçme maceralarını, fakirliği ve elbette Nakba Günü'nü, Arap - İsrail savaşını anlatıyor. Üç kaçak yolcuyu taşıyan su tankerinin şoförü Ebu'l Hayzuran da diğerleri gibi hayattan yara almış biridir. Dördünün ortak noktası fiziksel ya da ruhsal olarak kaybettikleri ve tabii ki çöl güneşidir. Geriye dönüş tekniğini kullanmayı ve üç karakterin hikâyesini önce teker teker anlatıp sonrasında yol hikâyesiyle birleştirmeyi harikulade başarıyor Kanafani. Tüm bunları da daha yirmili yaşlarının ortasındayken yapıyor. Sadece 73 sayfadan oluşan bu metne -acı gerçekliğin anlatılış şekline ve devamındaki yol hikâyesine- hayran kalmamak mümkün değil. İnsanlığa mutluluk veren güneşin, dört kişinin hayatını nasıl değiştirebildiğini nefis anlatmış yazar. Mehmet Hakkı Suçin'in çevirisi de bir o kadar güzel.