Vuslat Kahraman
Üstat
Vigdis Hjorth’un Annem Öldü mü romanı, okuduğum en dürüst anne-kız hesaplaşmalarından biri oldu. Klasik anlamda olay örgüsü bol bir kitap değil; tam tersine, yokluk ve sessizlik üzerine kurulu. Johanna’nın yıllardır görüşmediği annesini bir gece aramasıyla başlayan süreç, sizi adım adım zihnin labirentlerine sürüklüyor. Hjorth, “iyi anne” mitini tamamen bir kenara bırakıyor. Sevgi, reddedilme, suçluluk ve kabul görme ihtiyacını öyle keskin işliyor ki, sayfalar ilerledikçe kendi ailenizle ilgili sorular zihninizde dönmeye başlıyor. “Annem öldü mü?” sorusu fiziksel bir ölüme değil, duygusal bir kopuşa işaret ediyor ve bu soru kitabı bitirdikten sonra da peşinizi bırakmıyor.