@fundaakboru
Bilge
Gelecek bir yüzyılda; insan nüfusunun büyük ölçüde azaldığı, hayatta kalanların ilaçlarla yaşamını sürdürdüğü, robotların ve teknolojinin yaşamın her alanına hâkim olduğu, kitapların ve okumanın ne olduğunun bilinmediği bir dünyada geçen roman, distopya sevenlerin ilgisini çekecek türden. Ancak kitap yalnızca karanlık bir gelecek tasviri sunmuyor. Aynı zamanda bilgiye ulaşmanın, öğrenmenin, hissetmenin ve insan olmanın değerini sorgulayan bir hikâye anlatıyor. Walter Tevis, bu karanlık geleceği yalnızca teknoloji üzerinden değil, insan olmanın ne anlama geldiği üzerinden de sorguluyor. Karakterlerin bilgiye, duygulara, özgürlüğe ve hayata yeniden anlam kazandırma çabası, hikâyeyi sıradan bir bilim kurgu romanı olmaktan çıkarıyor. Okumanın ve öğrenmenin insanı nasıl değiştirdiğini güçlü ve abartısız bir şekilde hissettiriyor. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insanı gerçekten insan yapan şeyin merak etmek, düşünmek, sorgulamak ve hissetmek olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.