SihirliFlut
Hezarfen
Ben Yokmuşum Gibi, geçmişin peşimizi bırakmayan tarafını, insanların sakladıklarını ve hayatın karanlık köşelerini anlatan kıpkısa öykülerden oluşuyor. Öyküler gerçekten çok kısa; bazıları daha ne olduğunu anlamadan bitiyor. Ama yazar birkaç sayfaya, hatta bazen birkaç paragrafa oldukça ağır meseleler sığdırmayı başarmış. Şiddet, cinayet, aldatma, sırlar, aşk, yalnızlık, hastalık ve geçmişin yükü derken hayatın pek de aydınlık olmayan taraflarında dolaşıyoruz. Buna rağmen anlatım sürekli karanlığa saplanıp kalmıyor. İronik, zaman zaman insanı gülümseten ama hemen ardından rahatsız eden bir dili var. Kitabın en sevdiğim tarafı da bu oldu. Bazı öyküler bir şok tabancası gibi; küçücük ama etkisi beklenmedik. Tam “Bu kadar mı?” derken son cümle gelip bütün öykünün anlamını değiştirebiliyor.