Hale Karlıtepe
Bir erkeğin kaleminden, kahramanı bir kadın olan bir romanı ilk kez okuyorum.. Sadece kahramanı bir kadın olmakla kalmıyor, yazar o kadının iç dünyasını da çok güzel yansıtıyor . Kürşat Başar'ın "kadın" gibi anlaşılması güç bir kavramı, bu denli ustalıkla analiz edebilmiş olması gerçekten ilginç ve kayda değer..

Küçücük bir kızken, abisinin arkadaşı ve yaşça kendisinden oldukça büyük olan bir erkekle yıllar sonra yolları kesişen bir kadın..Hem de her ikisi de evliyken..Aşk olmadan yapılan bir evlilik ve sonrasında monoton ve sıkıcı bir yaşam süren genç kadın, yıllar sonra aynı adamla karşılaştıklarında , önce saatlerce sohbet edebilen arkadaş, sonra sevgili olurlar.. Kadını, Menderes hükümeti döneminde politikaya atılıp önemli bir bakan olan birinin metresi durumunda yaşamaya bile razı eden bir aşk.. Bana geçtiğimiz yıllarda sahneye konan , Tarık Günersel'in yazdığı ve başrollerde Can Gürzap ile Ayda Aksel'in oynadığı "Yarım Bardak Su" adlı oyunu anımsattı..

Okunabilir bir kitap diyorum..