Emine Yazgan
Üstat
Bin Muhteşem Güneş’i okumak, bir hikâyeyi takip etmekten çok, iki kadının hayatını omuzlarınızda taşımak gibi. Mariam’ın sessiz acısıyla Laila’nın inatçı umudu birleşince ortaya çıkan şey, sıradan bir dostluk değil; en karanlık günlerde bile insan kalmanın mümkün olduğunu gösteren bir yemin. Hosseini’nin sade dili, en ağır duyguları fısıltıyla anlatıyor. Kitabı bitirdiğinizde bir süre hiçbir şey okuyamıyorsunuz. Çünkü o iki kadın, o ev ve o suskunluk bir yerlerde kalmaya devam ediyor. Güçlü, unutulmaz ve yüreğe işleyen bir roman.