kitabın kurdu
Kaşif
Doppler,ilk bakışta toplumdan ve modern yaşamın dayattığı düzenden kaçan bir adamın absürt hikayesi gibi görünse de,altında insanın kendi hayatını ne kadar bilinçli yaşadığını sorgulayan bir roman bence.Doppler’in ormana kaçışı bana “gerçekten istediğim hayatı mı yaşıyorum, yoksa bana sunulan hayatı mı?” sorusunu düşündürdü.İş,para,ev,aile,tüketim ve başarı gibi kavramların sorgulanması kitabın en güçlü taraflarından biri. Ancak Doppler’in özgürleşme biçimi de ironik.Toplumdan uzaklaşsa bile insanın ihtiyaçlarından, bağ kurma arzusundan ve kendi çelişkilerinden kaçamıyor. Bu nedenle yaptıklarını tamamen doğru bulmasam da sorguladığı şeyleri değerli buldum. Kitap bana özgürlüğün yalnızca bulunduğumuz yerden kaçmak olmadığını, asıl özgürlüğün yaşadığımız hayatı sorgulamakla başladığını düşündürdü. Absürt ve mizahi anlatımının altında ciddi sorular barındıran bir roman. Doppler’i sevdim ama çok keyif alamadım. Yine de bana cevaplardan çok, rahatsız edici ama gerekli sorular bıraktı.