okurtuğba
Kaşif
“Yalnızlık da meğer espri anlayışına sahipmiş.” Bazı yazarlar sizi teselli eder, Jean-Louis Fournier ise omzunuza dokunup önce gülümsetir, sonra sessizce çekip gider. Tek Yalnız Ben Değilim, yalnızlığı anlatan bir kitap değil; yalnızlığın konuşmayı öğrendiği bir kitap. Fournier, yaşlılığı, bekleyişi, eksilmeyi ve sessizliği öyle ince bir mizahla anlatıyor ki, okurken kendinizi tebessüm ile hüzün arasında gidip gelirken buluyorsunuz. Her sayfada “Ne kadar komik.” diyorsunuz; bir sonraki sayfada ise bunun aslında hiç de komik olmadığını fark ediyorsunuz. En sevdiğim yanı ise şu oldu: Okurunu üzmek için çabalamıyor. Büyük laflar etmiyor. Yalnızlığı dramatikleştirmiyor. Sadece hayatı olduğu gibi gösteriyor. Belki de en çok bu yüzden insanın içine dokunuyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce kaldı: “Meğer yalnızlık, en güzel kendisiyle dalga geçebilenlerin omzuna yakışıyormuş.” Kısacık ama etkisi uzun süren kitaplardan…