RubarArenBaran
Kitapkurdu
Yazarın tarih boyunca tekrar eden savaş hastalığına bu kadar muhteşem yaklaşması beni cezbetti. Aslına bakılırsa şimdiye kadar olan bütün savaşların temelinde bir hayali düşman yaratma hastalığı vardır. Bu kitap aslında en büyük düşmanın kendi içimizde karşı koyamadığımız kimi zaman ön yargı kimi zaman da daha güçlü olmak, daha fazla kazanmak için bilinçsiz bir bilinçlilikle kurduğumuz o açlık, o savaşma isteği olduğunu sertçe yüzümüze çarpıyor. Burada sevgili Emin Alper'in Tepenin Ardı adlı filmine değinmeden edemeyeceğim. Kitapta da filmde de en sonunda anlıyoruz ki aslında canhıraş bir şekilde aradığımız o düşman kendi içimizdeki 'işgalci' ve 'barbardan' başkası değil. Kitabın başka bir başarısı da insan özünün en karanlık tarafında sürekli çatışan iyi ile kötünün savaşını da gösterebilmesi.