Bonibom
Üstat
Şeker Portakalı’nı ilk kez okumaya başladığımda 7 yaşındaydım. Okumayı yeni öğrenmiş, küçücük bir çocuktum. Ama Zeze’nin hikayesi o küçük kalbime fazla gelmişti. Bitince kitabı kapattım ve uzun yıllar rafta en dipte öylece bıraktım. Elim bile gitmedi. Yıllar sonra artık o küçük çocuk değilsin dedim. Öyle de oldu. Zeze yine içimi acıttı ama bu kez hüznün yanına kocaman bir şefkat yerleşti. Sevilmek, görülmek ve dinlenmek isteyen küçücük bir çocuğun dünyasına yetişkin gözlerimle baktım. Portuga’yı da başka türlü sevdim bu kez. Belki de hepimizin biraz Portuga’ya, biraz da bir başkasına Portuga olabilecek şefkate ihtiyacı var. Zeze, seni çok seviyorum. Güzel kalbinden öpüyorum. Portuga, isterim ki her birimiz hayata senin şefkatinle bakabilecek kadar farkındalık, cesaret ve sevgi sahibi olalım. 7 yaşımda Zeze’nin acısına dayanamamıştım; 37 yaşımda ise şefkatle kucakladım. Belki de bazı kitapları bitirebilmek için önce bizim büyümemiz gerekiyor