İnsan olan iki başkarakterimiz var romanda: Biri papaz okulundan kovulmuş İsevi Abdias diğeri ise eserde kulak olarak belirtilen Kırgız Boston. Ve iki ana hikâyeyi Kazak Kırgız bölgesi arasında devlet politikasının kışkırtması sonucu insanların açgözlülüğü nedeniyle doğal alanlarını sürekli değiştirmek zorunda bıraktığı biri dişi diğeri erkek Akbar ve Taşçaynar iki kurt birleştiriyor. Abdias'ın hikâyesi İsa peygamberin iz düşümü gibi okunabilir. Abdias, doğrular için kendini feda eden Hz. İsa ile adım adım görünürde benzer bir kader yaşıyor. O gazeteci kimliği ile uyuşturucu batağına sürüklenen gençlere ve sayga sürüsünü acımasızca katleden insanlara doğruları anlatmanın derdinde. Boston ise sosyalist sistemin açıklarını anlatmaya çalışırken diğer yandan yeni ailesinin bütünlüğünü koruma derdinde. İnsan eşref_i mahluktur ayetini ne kadar yanlış anlamış insanoğlu. Her şeye hükmederek ekolojik dengeye müdahale ederek aslında adım adım sonunu hazırladığını neden hâlâ görmüyor?