Bonibom
Üstat
Kitabın en sevdiğim tarafı, hayatın çok sıradan görünen kırgınlıklarını, pişmanlıklarını, ilişkilerini ve keşkelerini hiç büyütmeden ama çok sahici bir yerden anlatması oldu. Büyük olaylar ya da şaşırtıcı tesadüfler yok; buna rağmen son derece akıcı ilerliyor. Yine de kitabı olağanüstü ya da vazgeçilmez bir başyapıt olarak görmedim. Bence çok iyi yazılmış, sıcak, insani ve akan bir hikaye ve en önemlisi, “artık çok geç” fikrini usulca reddetmesi oldu. Geçmiş değişmiyor belki ama insanın geçmişiyle kurduğu ilişki hala değişebiliyor. Bugün benim için güzel ama olmazsa olmaz bir okuma değil belki ama Sybil’in yaşına geldiğimde aynı kitabı bambaşka okumayacağımın hiçbir garantisi yok. Belki de yaş alma ve geçmişe bakma üzerine bir roman için en yakışan ihtimal bu.