Sabahattin Ali deyince aklımıza hep o sarsıcı öyküleri, romanları gelir ama Bütün Şiirleri bence onun ruhunu en çıplak haliyle gördüğümüz yer. Kitabı okurken, sanki bir edebiyat devinin değil de derdini içtenlikle anlatan bir dostun dizelerinde geziyormuşum gibi hissettim. Söyleyişi öyle sade, ritmi öyle tanıdık ki.. Şiirlerin çoğunda halk edebiyatının, türkülerin sıcak dokusu var. Yalnızlık, keder ve hapishane duvarları arasında yazılan mısralar bile karamsarlığa teslim olmuyor; bilakis insana garip bir direnç ve yaşama isteği aşılıyor. Sayfaları çevirirken o meşhur şarkılara dönüşmüş dizelere rastlamak da ayrı bir keyif. Sabahattin Ali’nin o derin insan sevgisini ve hüznünü en yalın haliyle hissetmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken çok özel bir durak. Kalabalıkların alkışındansa, kendi vicdanımın sessizliğini dinlerim.