emre selin
Üstat
Hikayeyi bize taşlar anlatıyor. Bir bahçenin, bir evin, yuvanın duvar taşları. Bir gün çok sevimli bir bebek doğuyor. Fakat aile bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyor ve bir süre sonra bebeğin aslında bir çok fiziksel engele sahip olduğunu öğreniyor.Taşlar bize önce ağabeyi anlatıyor. Bebeğe olan sevgisini, merhametini, ona nasıl gözü gibi baktığını ve kaybın ardından gösterdiği vefayı ve kendinden vazgeçişi.Kız kardeş ise engelli bir kardeşin varlığından memnun değil. Onu sevmiyor, ondan utanıyor, geri plana itilmiş, unutulmuş hissediyor. Ona hissettikleri için kızabilir miyiz?Sanmıyorum. Bu kız aynı zamanda kararlı ve güçlü bir karakter. Kaygısız ve asi görünen bu kız aileyi ayağa kaldıran güç oldu.Ve sonuncu çocuk. Bunun engelli çocuk olduğunu düşünmüştüm ama onun kaybından çok sonra doğan ve onun gölgesinde büyüyen yeni bir çocukmuş. Bu kitapta bir ailenin nasıl küçüldüğünü sonra yeniden nasıl büyüyebildiğini gördüm. Her şeyin nasıl geçtiğini aynı zamanda nasıl hep kaldığını da…