Sinan AYHAN
Kitapkurdu
Winnicott bir düşünceye sahip… Bir çocuk oyuncak ayıya sarılarak hem annesine, hem babasına ve daha fazlasına sarılmak için kendi gerçekliğine yer açmaktadır.Anneye sarılmak başka bir duygu, babaya sarılmak başka.Oyuncak ayı araya girerek bir temsilin ötesine geçiyor belki. Burada yer açmaktan öte, bir halin anlamının ucu açık bırakılıyor… Sarılmak, anne ve babaya ulaştığı gibi sarılmayı ilgilendiren başka şeylerle de, özneler veya zamirlerle de ilişkiye giriyor ve yeni akrabalıklar kuruyor.Sonlandırılmamış imge de, oyuncak ayıya sarılmak eylemi gibi bir yapıya ve işleve sahip oluyor. İlişkisel fiil darbeleriyle ilişkisel özneler türettiği gibi ilişkisel zamirler, sıfatlar ve cümle öğeleri türetiyor. Sonlandırılmamış imge ile metin, cümle ve kelime ağı üzerinden hareketleniyor, hatta canlanıyor ve yaşayan, canlı bir metne dönüşüyor.Biz, her şeyle eşref ilişki kuran ve yeni var oluşlar için kendine böyle yer açabilen metinlere, ileri-metin veya ileri-yazı diyoruz, vesselam.