okuyananne_hatice
Kitapkurdu
“Çok kitap okuyan bir insan hiçbir zaman ‘Ben çok kitap okuyorum.’ demez.” Yorumuma bu güzel alıntıyla başlamak istedim.. Gerçekten de öyle değil mi? Çok okuyan insanın bunu söylemesine gerek yoktur; biraz sohbetinden, biraz kelimelerinden belli olur. Hukuk Fakültesi’ni bitirip babasının istediği yoldan gitmek yerine kendi hayalinin peşinden yürüyen Can’ın hikâyesi bu. Annesinin ölümünden sonra Can ve babası, yaşadıkları acının içinde birbirlerine tutunmaya çalışıyor. Sonrasında Can’ın İstiklal Caddesi’nde açtığı kitabevi ve hayatına giren gizemli Osman Bey’le birlikte hikâye bambaşka bir hâl alıyor. Can’ın babası Mehmet Amca’yı da ayrıca çok sevdim. Tam bir tatlı huysuz baba profiliydi. Onun olduğu sahneleri çoğu zaman yüzümde bir gülümsemeyle okudum. Can’la ilişkisi bana çok sıcak ve gerçek geldi. Benim için kitabı güzel yapan yalnızca hikâyesi değildi. Sakin, dingin ve kendine has anlatımıyla iyi ki okudum dediğim, güzel bir okuma deneyimi oldu.