el_mervani
Bilge
Çağımızda çoğumuzun yaşadığı,ancak tanımlayamadığı için farklı şeylere yönelerek geçiştirmeye çalıştığı ve nihayetinde mustarip olanların birçoğunu depresyona veya ümitsizliğe iten ciddi bir meseledir varoluş mefhumu.İşte Sartre, kendi içimizde tanı koyamadığımız bu varoluşsal saplantıyı "bulantı" olarak tanımlamıştır.Gerçekten de insanı öldürmeyen,yatağa düşürmeyen ancak fena halde canını sıkan bir rahatsızlıktır bulantı.En keyifli anlarda, misafirlikte,sinemada veya başınızı yastığa koyduğunuzda görünür ve kişinin huzur eşiğini erişilmez kılar;eserde anlatılan ise bu durumun psikolojik boyutudur ve bence kesinlikle çok başarılı bir şekilde işlenmiştir.Nitekim,her okuyucu kendisine pay çıkarır,kendince ders çıkarır;bu yönüyle adeta her okuyucuya bizzat kendisini okutur. Ağır felsefik kitaplara sığmayacak bir meseleyi hayatın kısa bir kesitinden anlatır,zaten burada mesaj açıktır;bulantı da hayatın sadece bir kesitinde ortaya çıkacaktır,geçicidir.Ancak zamanı gelmedikçe dinmeyecektir