Serpil Kılıç
Kaşif
1984, insanın özgürlüğünün yalnızca davranışlarının değil, düşüncelerinin bile kontrol altına alınabileceği bir düzeni anlatıyor. Kitabı okurken en rahatsız edici taraf, baskının sadece korkuyla değil; dilin, geçmişin ve gerçekliğin değiştirilmesiyle kurulması. Winston’ın yaşadığı dünya, “gerçek nedir?” sorusunu sürekli sorgulatıyor. Özellikle insanların geçmişi hatırlama biçiminin değiştirilmesi ve herkesin buna uyum sağlamak zorunda bırakılması oldukça etkileyiciydi. Ama açıkçası kitabın ilk bölümleri ve bazı kısımları bana oldukça ağır ve sıkıcı geldi. Buna rağmen ilerledikçe anlatılan sistemin ne kadar ürkütücü olduğu daha fazla hissediliyor. Finali ise kitabın bütün atmosferini tamamlıyor.Benim için 1984, çok sürükleyici bir romandan ziyade üzerine düşündüren, rahatsız eden ve bittikten sonra da akılda kalan bir kitap oldu. Özellikle özgürlük, iktidar ve gerçeğin kontrol edilmesi üzerine söyledikleri hâlâ çok güçlü.