netrun_64
Üstat
Sömürgeleştirilen Afrika'yı;Zanzibar üzerinden hiçbir zaman normalleşmeyen,sürekli birilerinin çıkarına hizmet eden yönetimleri;halkın müslüman olduğu için sömürülmesi ama müslümanca yaşamaması;roman kahramanı Salim'in Batı'yla tanışması,ailesi ve halkının karmaşık,anlaşılmaz hayatına anlam vermeye çalışması romanın konusunu oluşturuyor.Sakin ilerleyen bir yapısı olan romanda Zanzibar yönetimine eleştiriler biraz sessiz yapılmış gibi geldi bana.İngiltere eleştirilerde yer almamış bile.Biraz yanlı bakılarak sanki her şey normalmiş gibi suya sabuna dokunulmamış bir eser olmuş.Romanı okurken sürekli otobiyografik bir eser izlenimi ediniyorsunuz ,yazarın da kahramanla aynı şeyleri yaşadığını okuyunca da bu izlenim doğrulanıyor. Eserde insanların hiçbir şey yapmayıp her şeyi kabullenişleri,hep pasif oluşları ,akışa kendilerini bırakmaları, yanlışa dur dememeleri sinir bozucuydu. Bu eser,Nobel ödüllü yazarın diğer kitaplarını okumak için çok bir heves uyandırmadı bende.