Canan Durlanik
Kaşif
Eser ilk sayfadan itibaren oldukça farklı bir havaya sahip. Romanın başında bir dedektif hikayesiyle heyecanlı bir polisiye bekliyorsunuz ama anlatı ilerledikçe karakterin çocukluk anılarına, gerçek ile hayal arasındaki o fluluğa ve zihinsel gelgitlerine şahit oluyorsunuz. Karakterlerin ruh halini, yaşadıkları içsel çatışmaları ve aralarındaki o mesafeyi çok net hissedebiliyorsunuz. Karakter okuyucuya satır aralarında öyle küçük ipuçları veriyor ki bunları kaçırdığınızda ona zaman zaman öfkelenebiliyorsunuz. Tüm bu bireysel hesaplaşmanın arkasında ise Avrupa hegemonyasının Pasifik ve Uzak Doğu coğrafyasındaki sömürgeci etkilerini, güçlerin güttüğü farklı hedefleri ve amaca ulaşmak için "yapılan her yol mübahtır" felsefesinin sarsıcı sonuçlarını görüyorsunuz. Olaylardan ziyade tamamen karakterin psikolojisine odaklanan, sakin ama bıraktığı etki bakımından oldukça derin bir roman.