Mert Arık’ın Ayvayı Yedik Müzesi kitabı; çocukların hayal dünyasına fısıldayan, aile büyüklerinin onların hayatındaki etkisini ve önemini samimi bir şekilde yansıtan eserlerden biri. Hikaye, enerjisine ve üretkenliğine hayran kalacağınız, yerinde duramayan çılgın bir babaannenin trenle dünya turuna çıkmaya karar vermesiyle başlıyor. Giderken torunu Rüya’ya bıraktığı o sapsarı, mis kokulu ayva ise aslında sıradan bir meyve gibi görünse de bu hikayede çok daha fazlası. Rüya, elindeki bu ayvayı önce şaşkınlıkla karşılasa da babaannesinin 'Önemli olan ne anlattığın değil, nasıl anlattığındır' öğüdünü hayatının merkezine alıyor.
Rüya, çılgın babaannesinin bıraktığı ayva ile ne anlatmak istediğini uzun bir süre merakla araştırmasına rağmen bulamıyor. Ancak pes etmeyerek aklının ve babaannesiyle yaşadığı anıların peşinde dolaşırken, 'Bir ayva ile neler yapılabilir?' sorusunu en güzel şekilde cevaplayacak bir yöntem buluyor ve bizlere de sıcacık, gülümseten bir hikaye bırakıyor.
Kitabın dilinin sade ve akıcı olması, hikayenin uyandırdığı merak duygusuyla birleşince çocukların eseri severek okumalarını sağlıyor. Yazarın, bir ayvanın sadece bir meyve olmadığını, düşüncelerin ipine sıkıca tutunup ilerlendiğinde insanı bambaşka yerlere götürebileceğini ve bir çekirdeğin içindeki o devasa potansiyeli çocuklara fark ettirmesi bence çok kıymetli.
Mis gibi ayva tadında, istifadeli okumalar diliyorum.