pepinos
Kaşif
Çok merak ederek başlamıştım bu kitaba. Farklı bir tadı var bence.120 sayfa olmasına rağmen beş günde bitirdim çünkü olaylar oldukça yavaş ilerliyor. Betimlemeler ve monologlar yoğun. General Henrik ve çocukluk arkadaşı Konrad’ın yıllar sonra yeniden karşılaşmasını okuyoruz. Birbirlerine çok zıt karakterler. Henrik daha mantıkla hareket eden, varlıklı bir karakterken Konrad sanata, müziğe ve estetiğe daha yakın. Buna rağmen aralarındaki dostluk kardeşlik kadar güçlü. Henrik’in vefat etmiş eşi de hikâyede önemli bir yere sahip. Bu yüzden sanki üç kişinin hikâyesini okuyormuşum gibiydi. Ölüm, yaşlanmak, geride kalmak ve “Biz neden hayatta kaldık?” sorusu yoğun. Geçmişin insanın peşini bırakmaması ve yıllarca içinde taşıdığı sessizliği dile getirme ihtiyacı da kitabın önemli taraflarından. Özellikle Konrad’ın konuşmasını çok bekledim. Henrik bütün kitap boyunca anlatıyor ama Konrad suskun. Yavaş ilerleyen ama insanın hayata, geçmişine ve seçimlerine dair düşündüren, farklı bir kitap.