Gündüz Rüyası
Kaşif
Otobiyografik ögeler barındırdığı için 17 Haziran ile ortak noktaları olduğunu fark ettiğim kasvetli İsveç havalarının romana dönüşmüş hali. 17 Haziran’daki göl evi, anne ile babanın günlük rutinleri, çocuklarıyla kurdukları bağ sanki bunlar aynı kalmış da ana kahramanlar değişmiş. Okuldaki kavga, içi para dolu kavanoz, anne ile kurulamayan bağ… Yazar burada farklı bir anlatım tarzı benimsemiş. Çocukluk anılarına dönerken aynı zamanda annenin cenazesine gelene kadar geriye gidiyoruz. Geçmişe akışlı bir tarzı var. An’da kaldığı anlar pek yok, olduğunda da geriye dönüyoruz. Travmaların edebiyatla birleştiği bir kitap.