Bu tarz kitapları okuya okuya bazen kendimizi dedektiflerin yerine koyar, hatta işi biraz daha ileri götürüp dedektiflerden bile üstün olduğumuzu düşünmeye başlarız. Malum, bolca polisiye okuyunca insan kendisini Sherlock Holmes sanmaya başlıyor. Bizdeki özgüven tavan maşallah! Kitap baştan sona kusursuz ilerledi. Hatta kitabı çözdüğümü düşünürken finale geldim ancak yazar öyle bir hamle yaptı ki, bütün dedektiflik kariyerim beş dakikada bitiverdi. Çünkü hiç ama hiç aklımdan geçmeyen biri çıktı. “Tamam, bunda yanıldık" derken bir başka olayla karşılaştım ve bu kez resmen duvara tosladım. Meğer ben kitabı çözmüyormuşum, yazar benimle oynuyormuş. Kısacası, başta suçluyu bulduğumu sanıp havalara girdiğim, finalde ise dedektiflik görevimden istifa ettiğim bir kitap oldu. “Ben kesin bulurum!” diyorsanız, özgüveninizi fazla yükseltmeyin. Çünkü kitap finalde size küçük bir “otur yerine, daha bitmedi” dedirtiyor.