Cansu Özmen
Üstat
Vidar’ın eline geçen eski bir yazlık ev numarasıyla geçmişin aynı gününe (17 Haziran 1986'ya) defalarca hapsolması, zekice kurgulanmış büyüleyici bir zaman labirenti. Her aramada çocukluğunun seslerine ulaşmaya çalışırken bir yandan da hafızanın ve aile sırlarımızın insanı nasıl köşeye sıkıştırdığını çok sert hissettiriyor. İnsanın geçmişteki o tek bir günde takılıp kalma ihtimalini, suçluluk ve aidiyet duygusuyla harmanlayarak zihne kazıyan etkileyici bir roman…