selinanter
Hezarfen
Miras, ilk bakışta babalarının ölümünün ardından miras meselesi nedeniyle bir araya gelen kardeşlerin hikayesini anlatıyor gibi görünse de bana göre asıl meselesi çocukluktan bugüne taşınan görünmez miraslar. Vigdis Hjorth, ebeveynlerin inkar ettiği, konuşulmayan ve yüzleşilmesine izin verilmeyen travmaların yalnızca geçmişte kalmadığını; yetişkinlikte de aile ilişkilerini ve insanın kendisiyle kurduğu bağı şekillendirmeye devam ettiğini gösteriyor. Bu yüzden romanın ağırlığı miras kavgasından değil, yıllarca taşınan o kocaman sessizlikten geliyor. Bu ağırlık, tekrar eden anlatım biçiminde de hissediliyor. Bergljot'nun çıkamadığı zihinsel döngü, okuru da aynı çıkmazın içine çekiyor. Bunun bilinçli bir anlatım tercihi olduğu açıkça görülse de benim için oldukça yorucu bir okuma deneyimi sundu. Yine de anlattığı meselenin ağırlığı ve bunu ele alış biçimiyle güçlü bulduğum bir roman oldu.