Berkay Şenlik
Kaşif
Hayvan Çiftliği’nden sonra okuduğum ikinci George Orwell kitabı ve açıkçası ilk defa bu tarzda bir distopyayla karşılaştım. Baştan söyleyeyim; sürekli olayların birbirini kovaladığı, çok akıcı ve macera odaklı romanları seviyorsanız size göre olmayabilir. Çünkü 1984, üzerinde durarak ve sindirerek okunması gereken bir eser. Ben iki gün gibi kısa bir sürede, çok fazla sindiremeden okudum ama yine de önemli çıkarımlar yaptım. İlk bakışta komünizm ve faşizm eleştirisi gibi görünse de aslında çok daha derin göndermeleri var. İnsanların liderlerini nasıl tanrılaştırabildiğini ve iktidara gelenlerin halka hizmet etmekten ziyade “salt iktidar” peşinde koşabildiğini gösteriyor. Orwell’ın yıllar öncesinden yaptığı bu tespitlerin bugün hâlâ karşılık bulması gerçekten ürkütücü; insan ister istemez kendi ülkesini düşünüyor. Yer yer ağır ilerlese de verdiği mesajlarla bunu fazlasıyla kapatan bir başyapıt. Herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.