Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş Ürüne Git
Saramago yine muazzam bir "ya şöyle olsaydı?" kurgusuyla karşımızda. Kitap, adı bilinmeyen bir ülkede bir gece kimsenin ölmemesiyle başlıyor. İlk bakışta büyük bir mucize veya ütopya gibi görünen bu durum, kısa sürede tam bir kaosa dönüşüyor. Çünkü ölmek duruyor ama yaşlanmak, hastalanmak ve acı çekmek durmuyor. Huzurevleri dolup taşıyor, sigorta şirketleri kilitleniyor, kilise ve hükümet ne yapacağını şaşırıyor. Saramago, sistemin ve toplumun aslında ölüm üzerine inşa edildiğini harika bir ironiyle gözler önüne seriyor. İkinci yarıda ise Ölüm kişileşip bir çellistle temas kurarak sahneye giriyor. Bir varlığın yokluğu üzerinden hayatın, varoluşun ve sonlu olmanın kıymetini öyle güzel sorgulatıyor ki... Noktalamasız, akan üslubu başta biraz zorlasa da içine çekilmemek imkansız. Hem felsefi hem de mizahi yönü çok güçlü, sarsıcı bir başyapıt. Mutlaka okunmalı.