Yusuf Polat
Bilge
Eğer biri rastgele bir metni önüme koyup bu kimin dili derse hiç şaşmadan Hakan Günday diyebilirim. Kendisiyle Azil adlı romanını bir arkadaşımın önerisi üzerine okumaya başladıktan sonra tanıştım (bir okur olarak karşılaşmaktan bahsediyorum). Ve kelimeleri kullanış biçimine hayran kaldım. Karakterlerin monologları kurdukları bazı cümleler beni dakikalarca düşündürttü. Kitabın daha ilk sayfalarında bile bunun hikayesel bir kurgu değil de dilsen/şiirsel bir kurgu olduğu düşünmeden edemedim ve okumaya bu şekilde yaklaştım. 200 sayfadan biraz uzun olan bu roman nicelik ve nitelik bakımından çok daha uzundu. Okurken bazı temalara aşına olduğunuzu hissetmiş olabilirsin ama Hakan Günday'ın bunu kendi dili ile anlatması bu temalara farklı şekillerde yaklaşmanıza olanak sağlıyor. Yanılmıyorsam kitapta şuna yakın bir cümle vardı; "Her bir zihin tek başına düşünene kadar bütün kelimeler bakir kalacaktır". Bu yüzden Azil kurgusuyla değil diliyle ön plana çıkmakta.