Kitap olarak basılmamış bir romanı, aradan yüz yıl geçtikten sonra kaybolup gitmesine izin vermeden kitap hâlinde okuyabilmek son derece anlamlı. Bu tür eserler, yalnızca edebî bir metinle buluşmayı değil; aynı zamanda geçen yüzyıl içinde, değişmeden kalan pek çok unsuru görmeyi de sağlıyor. Bunun yanında gündelik dildeki dönüşümü, zamanın akışının ve algılanış biçiminin değişimini, insanların birbirleriyle kurduğu sosyal ilişkilerdeki dönüşümü fark etmek açısından da önemli bir deneyim sunuyor.