Yusuf Polat
Bilge
Cesur Yeni Dünya, 1984 ve Fahrenheit 451 romanlarında kitaplara yani tipografi hafızaya saldırı vardır. Anlam kurabilme becerisine sahip olan herkes de en hafif tabirle halk/medeniyet düşmanı yani vahşidir.
 Modernite ve sözde cinsel devriminin insanları soktuğu sonsuz eğlence arayışı makus bir döngüyü tekrar eden yalnız ve güvensiz kimseler olarak bizleri kendi kabuğumuza itiyor. Derin bağlar kuramıyor en ufak bir eleştiriyi benlik savaşına çeviriyoruz ve kendi kuyruğunu ısıran Ouroboros yılanı gibi sonsuz bir döngü içerisine kısılıp kalıyoruz. Ouroboros her ne kadar yenilenmeyi, sonsuzluğu temsil etse de bizler fani bedelerde kendi kuyruğumuzu ısırmaya devam ederek hiçbir şey elde edemeyeceğiz. Yeniden keşfetmek içinse bir "Vahşi" olarak doğmayı bekleyemeyiz, sadece bir an için bile olsa durup düşünebilmek için Netflix sekmesini kapatmamız gerekiyor. Cesur Yeni Dünya'da yaratılan distopya bugünün kendisi olmuş ve artık bir yüzleşme aracına dönüşmüştür. Keyifli okumalar...