selinanter
Hezarfen
Ermişin Bahçesi'nde Cibran, insanın kendisiyle, doğayla ve Tanrı'yla kurduğu ilişkiyi şiirsel ve mistik bir dille ele alıyor. Kitaba adını veren bahçe, insanın dış dünyanın gürültüsünden uzaklaşıp kendi içine döndüğü simgesel bir alan olarak karşımıza çıkıyor. El Mustafa'nın burada geçirdiği zaman da insanın kendi içine yaptığı bir yolculuğu anlatıyor. Sessizlik, doğa, yalnızlık ve ölüm bu yolculuk boyunca alıştığımız anlamların dışına çıkarak insanın kendisini ve yaşamı anlama biçimleriyle ilişkilendiriliyor. Cibran'ın bütün bunları birkaç cümleyle düşündürebildiği yerleri oldukça etkileyici buldum. Kitap boyunca altını çizdiğim, dönüp tekrar okuduğum pek çok cümle oldu. Buna rağmen bütüne baktığımda tatmin edici bir okuma olduğunu söyleyemeyeceğim. Geçen yıl okuduğum Ermiş'i daha çok beğenmiştim. Bu kez kitabın bütününden çok, içinden seçip yanıma aldığım cümlelerle yoluma devam ediyorum. "Güçlü adamları henüz beşikteyken, bilgeleri yıllarca susturulan o millete yazık!"