Elohim’in Çocukları, fantastikle tarihin buluştuğu, yer yer bilimkurgunun da dâhil olduğu bir tarihsel üstkurmaca örneği. Tarih demişken kitabın ismiyle de bağlantılı olarak özellikle dinler tarihinin romanda büyük yer kapladığını söylemeliyim. Bunu zaten bölüm başlarında ayrı bir sayfada bulunan epigraflarda da görebiliyoruz. Romanın ilk kısmında tarihte yaşamış kişilerle karşılaşıyoruz. Yaşamını Mu Kıtası üstüne araştırmalara yaparak geçiren Britanyalı James Churchward ve Cumhuriyet Döneminde Atatürk’ün emriyle bu kavmi araştıran Tahsin Mayatepek gerçek kişilerdir. Romanın ana kurgusuysa her ikisinin torunları üstünden inşa edilmiştir. Sonuç olarak tarihin fantastikle buluştuğu, buna kimi zaman bilimkurgunun da eklendiği, çok sayıda kaynaktan beslenmiş bir roman Elohim’in Çocukları. Kayıp Mu Kıtası’nın hikâyesinin dinler tarihiyle birleştiği, üstüne bir de Dünya edebiyatının en önemli ütopyalarından biri olan Güneş Ülkesi anlatısının da dahil olduğu çok katmanlı bir kurmaca.