Orhan Kemal bu romanı yazabilmek için gerçekten yaşamış olmalı ya da birinci ağızdan bunu dinleyip yazıya dökmüş olmalı. O kadar hayatın içinden ki okuyunca bana hak vereceksiniz. Trablus gazisi Topal baba ve diğerleri ile tarafsız bir toplumcu gerçekçi akımın eseri olmuş. Hayatın tam içinden gelen bu romanda Orhan Kemal en küçükten en büyüğüne herkesi net bir şekilde işlemiş, düşüncelerini okumuş, hayatta oynadığı rolünü, kişiliğini ilmek ilmek işlemiş. Kahrolası yoksulluğun nelere sebep olduğunu, olabileceğini gözler önüne sermiş. O bölgenin o dönemki toplum yapısına da kısa da olsa ara ara değinmiş. Mesela birbirini çekemeyen, dedikodusunu yapan komşuların bir anda darlığa düşen komşusuna koşuşunu yardımını da işlemiş. Yani o dönemde apartmanların henüz soğuk betonlarıyla çoğalmadığı zamanlarda mahalle kültürünün de toplumda etkili olduğunu görüyoruz.