nailmirzacuneyt
Bilge
Muhiddin Şekur’un tasavvufî eğitim yolundaki son günlüğünde, diğer kitaplarında olduğu gibi, yaşadığı olayları dervişlik meşrebiyle değerlendirmesine ve hayata naif, uyumlu bir bakışla kendi mânevî tatmin yolunda ilerleyişine tanıklık ediyoruz. Kâh arabasının camına çarpan kuşu, şeyhinin yorumuyla Kaf Dağı’nın ötesinden gelen bir kuş olarak anlamlandırıyor; kâh yaşadığı hastalıkta kendisine düşen mesajı fark ediyor. Bu anlatılar, sıradan görünen olayların ardındaki mânevî işaretleri arayan bir yolculuğu ortaya koyuyor. Günlük boyunca, içsel dönüşümün, teslimiyetin ve rehberliğin izlerini sürerken yazarın samimi üslubu okuru bu yolculuğa ortak ediyor. Nihayet bu yürüyüş, 2008’den itibaren devam eden müridlik sürecinin, şeyhlik hilafetnamesini almasına kadar uzanan anlamlı bir mânevî yolculuğa dönüşüyor.