zafer_ozcan
Kitapkurdu
Otomatik Portakal, en çok kullanmış olduğu dili ile cezbetti beni.Hayal dünyama yeni bir pencere açtı. Kahramanımız Alex' in kendine özgü fikirleri, hayatı derinlemesine sorgulayan bakış açısı ve bu fikirleri ile örtüşmeyen yaşam biçimi, eylemlerimize yön veren yozlaşmış toplumun otomatikleşmiş birer portakalı olduğumuzu hatırlattı. Ağaç misali insanlar, doğası gereği kendine has olan özelliklerde meyve vermeye meyilli olsa da, dışarıdan yapılan aşılamalara müdahale edecek güç ve iradeden yoksundur. Kitapta bu duyguyu sonuna kadar hissediyorsunuz.

Kabullenmekte zorlansak da, bizler içinde bulunduğumuz toplumsal yapının maalesef mimarlarındanız. Alex içine düştüğü çelişkiler yumağından kendini kopartıp çıkarabilme imkanını elde ettiği an, başka bir yumağa sarıldığını farkedip mücadele gücünü kaybediyor. İçine düşen yalnızca otomatik portakal imgesi ve bu imgenin dayanılmazlığı oluyor. Yine de kendini özgürleştirme çabasından ziyade kendisine tanınmış sınırlar içerisinde gücün tadını çıkartıyor.