gk e
karakterlerin iç dünyalarını tanıtmak ve kişiliklerinin altında yatan sebepleri anlatmak isterken fazla detaylara giriyor. bazen de öyle bir duygusallaşıyor ki insan aşk romanı sanıyor. tamam onlar da olacak ama bu kitabın hitap ettiği kitle polisiye seven adamlar; onun için alıyorlar kitabı. sen de alıp bunu ara ara aşk romanına çevirirsen olmaz.
istanbul tarihi hakkında gerçekten çok şeyler öğretiyor ve 'aa bu benim her gün geçtiğim yer' falan diyor insan.
istanbul'un en meşhur yerlerine cesetler bırakıyorlar ama bir adam da çıkıp demiyor ki 'yahu burada kamera yok mu?'
sonuç olarak alırsanız boş otobanda gider gibi hızlıca okuyabilirsiniz. ama yol öyle güzel manzaralı falan değil. ankara-konya arasındaki o yol gibi. hızla gidersin ama çok da tat vermez.