...!!!...
Schopenhauer ve Nietzsche ile gelişen pesimist ve ve nispeten materyalist bir yaklaşım olan nihilizme karşı duygular ve inançla yazılmış bir karşı görüş kitabı... Kitabı doğrudan "felsefe çalışması" olarak nitelendiremeyiz ancak yine de nihilizme karşı farklı bir bakış açısıyla durmuş diyebiliriz. Etrafındaki şeyleri yok sayarak aslında kendini bir yokluğa ya da boşluğa iten insanların okuyup üzerinde durması gerektiğini düşünüyorum çünkü nihilizm bir noktadan sonra insanları ağır depresyonlara sürükleme ihtimali yüksek. Yani insanlar kendi kafalarında oluşturdukları yokluk hissiyle bazı ihtiyaçlarını tatmin edemiyor. Bu noktada tatmin edemediği ihtiyaçları görme ve bu ihtiyaçları düşünme açısından başarılı bir kitap ancak dinleri tamamen inkar edecek kadar uçlarda görüşlere sahip olanları çok fazla etkileyebileceğini düşünmüyorum çünkü kitap doğrudan teizmi savunarak yazılmamış. İçerik olarak da s.31 de başlayan "Bir İnsan Üçlemesi" ve s.41'deki "Sınırsız Kainat Otistik Hayatlar" adlı bölümleri çok beğenerek okuduğumu söylemeliyim. Kitabın sonlarında yer alan çocuklara ölümü nasıl anlatmamız gerektiği konusunda yazılan bölümlere ise görüş olarak katılıyorum ama kitapta anlatılan açıklama yöntemlerini bir eksik buldum. Yine de okunması gereken bir kitap çünkü okuduğunuzda aynı hayata farklı bakış açılarıyla yaklaştığınızda aslında hala aynı olan hayatınızın sizin gözünüzde manevi anlamda nasıl da değiştiğini göreceksiniz. Özellikle kendini boşlukta hissedenlerin kesinlikle okuması gereken yazarlardan biridir Mustafa Ulusoy...