'Hayır!' Diyebilmeli İnsan
'Hayır!' Diyebilmeli İnsan Ürüne Git
omerd.
Kitaptaki birtakım bölümler, güncel olayların değerlendirilmesine yönelik olduğundan, bu bölümlerin ”her dem taze” olarak kalmaya devam etmeleri zor görünmektedir. Zira bazen değerlendirmeye tabi şahıslar,bazen olaylar “anlık” kalmakta… Ancak günceli yakalamaya yönelik yazılarda bile Alatlı’nın perspektifi, olayın hiç görülmeyen boyutlarını sergileme yönüyle farklılığını korumaktadır. Bu da kitapta alışılmış Alatlı tarzının, her zaman olduğu gibi tutarlı şekliyle “ayrıcalığını” yansıtmakta, bu yönüyle Alatlı okurları/severleri için okunması gerekli bir kitap olduğu sonucunu doğurmaktadır.

Kitap okunurken, Alatlı’nın temelsiz fikirler yerine, “bilgi temelli fikirler” dusturuyla hareketine, alışılmış olduğu üzere hep rastlanmaktadır...

Bu yönüyle özellikle kitabın sonlarında yeralan “Barış, Hakikat ve Adalet Adına - Orhan Pamuk’a Açık Mektup” isimli dört bölümlük yazı öne çıkmakta.. Ermeni Soykırımı iddialarına, belki de bugune kadar hiç yapılmamış / gündeme getirilmemiş şekilde tarihsel perspektif göz önünde bulundurularak yaklaşmakta Alatlı… ( Sayfa 135-162)

Yine çok tartışılan “Ökümenik” - “Bartholomeos” konusunda yazılan; “Ortodoks Kilisesinde Ökümenik Patriklik Olmaz” (Sayfa 21) ve “Helenizm Başka,Ortodoksluk Başka” (Sayfa 123) başlıklı yazılar, olayın tartışmalar sırasında bir kez olsun gündeme gelmemiş yönlerine değinmekte…

Kitabın genelinde, Alatlı’nın müzmin derdi “kavramlar/kavram karmaşası” üzerinde yine durulmakta, aydın görevinin gereği “Alatlı kararınca” yorumlar getirilmekte… Zaten “Hayır”lara sebep de bu “kavramsızlaştırma”, bu “çarpıtma”, bu “kültürel iğdişleştirme” çabalarına karşı;onurlu gururlu duruş…