BoraBARAN
Kitabı okudukça mensubiyetiyle her daim gurur duyduğum milletimin ve onları idare edenlerin neden bir emperyal planı yok acaba diye hayıflandım. Ziya Gökalp'in "Kızıl Elma"sı misaliyle Adriyatik Denizinden Çin'e kadar olan kara parçası Türk devleti olacak nevinden bir amaç ortaya konsaydı belki çok daha doğru olurdu diye düşündüm. Ve yüzyıllar boyunca adalet vesevgiyle yönettiğimiz toprakları...

14 milyonluk Yunanlıların bile bir "Kızıl Elması" varsa bunu düşünmek hakkım olmalı. Ömer Lütfü Mete'nin büyük bir hayranlıkla Mossad'dan ve BND'den bahsetmesi ise benim için çok şaşırtıcıydı. Diğer devletlerin siyasilerden arınmış 'Derin Devlet' lerine methiyeler düzerken Türkiye için bizi yönetmeye namzetlerin -siyasilerin- durumuna bakmadan her kurumun kayıtsız şartsız siyasete bağlanmasının gerekliliğini dile getirmesini tam bir çelişki olarak algıladım.

Mahir Kaynak Hocam; İstihbarat Teşkilatımız ile diğerlerini karşılaştırmış ve herşeye rağmen bizimkilerinde sanıldığı gibi pek suyunun çıkmadığını ifade etmesi bana geleceğe dair güven verdi. İçerisinden geldiği için sağlıklı bir değerlendirme yaptığı kanaatindeyim. Ayrıca O tek cümleyle 'Mahir bir Kaynak'