cigdema
Lev Tolstoy, diğer yapıtlarında olduğu gibi ‘Polikuşka’da da ahlaki sorunlara değiniyor ve maddeci toplumun doğal insan üstündeki etkilerini konu ediyor. Polikuşka, Rusya’da toprak köleliğinin kaldırılmasından önceki dönemde Bey Konağında çalışan içkici, cahil bir köledir. Evin hanımı ise her şeye rağmen kendisine güvenmektedir. Polikuşka’ya olan güvenini, ona bir miktar para verip bir yere ulaştırmasını isteyerek göstermek ister. Fakat Polikuşka yolda parayı kaybedince, ona güvenmekle hata yaptığını düşünür. Polikuşka, parayı her yerde arar fakat bulamaz. Bu durumu içine sindiremez ve geri döndüğünde intihar eder. İntihara şahit olan karısı da bir anda paniğe kapılarak o sırada yıkamakta olduğu çocuğunun boğulmasına sebep olur ve daha pek çok acı olay başgösterir. En sonunda paranın bulunmasıyla Polikuşka’nın parayı içkiye harcamadığı ve gerçekten kaybettiği ortaya çıkar. Tolstoy’un ‘Diriliş’ ve ‘İvan İlyiç’in Ölümü’ romanlarında da olduğu gibi, ölüm üzerinden değindiği ahlaki değerler ve insana olan güven teması, bu öyküde de göze çarpar.