Özgür Balmumcu
Kitapkurdu
Ne yazık ki, okuduğum önceki romanları (Puslu Kıtalar Atlası ve Amat) kadar başarılı değil. Her şeyden önce roman kurgusu çok dağınık. Eseri 3 gün gibi kısa bir sürede ve dikkatle okumama rağmen kurgudaki ileri geri gidişlerde bağlantı kurmakta çok zorlandım. Yaratılan karakterler ne amaca hizmet ettiği netleştirilemeyen ve romanın içine niçin girdiği anlaşılamayan türden. Hele sonlara doğru bir İdrisoloji metaforu var ki, itiraf edeyim, hiçbir şey anlamadım. Pekçok şey roman içinde paldır küldür oluyor havasında bu sefer; halbuki önceki romanlarında kesinlikle böyle bir hava hissetmemiştim. Bu sefer romanda yaratılan gizemin, heyecanın, merakın altı bomboş; çünkü romanı okuduğum sürece "bu zamanda yolculuk merakı da nereden çıktı?" demekten kendimi alamadım. Pekçok sorudan kaçamadığım gibi. Sahi sözde bunların nedenini romanda açıklıyor yazar ama benim açımdan tatmin edici değil. En kötüsü de, romanla ilgili çıkan bir yazıda belirtilen matematikten felsefeye pekçok şeye değinen zengin bir roman algısının bende oluşmamış olması. Yazarın önceki romanlarında felsefe çok daha tatmin edici bir role sahipti. Burada oldukça zayıf kalmış bana kalırsa. Hem gelecekte hem geçmişte hem de şimdiki zamanda aynı anda bulunmak üzerine bir çeşitleme gibi duruyor bu roman ancak bunun altını doldurmakta o kadar başarılı değil. Sahi final cümlesiyle bunu kendi de açıklıyor gibi... Beni hayal kırıklığına uğrattı...
flaneuér
flaneuér 10 Eylül 2012
Kitapları özenle ve dikkatle yeniden okumanızı tavsiye ederim. Bu klasik.Anar kurgusudur. Ki bu kitapta böyle bir kurgunun ürünüdür. Duşuncelerinize saygılıyım hatta bende Puslu Kıtalarda Atlası'nın biraz daha iyi kurgulanmış olduğu kanaatindeyim.Fakat bu durum İhsan Oktay Anar'ın -A. H. Tanpınar ve Oğuz Atay'dan sonra- bir üslûp yaratmasına bir engel değildir(kendi dusuncem ) Ama bu kurgusal düzen puslu kıtalar atlasında da var.