s3rdar
Kitapta ''SAVAŞÇI'' adı altında ''kendi olarak kalabilme ve kendi özünü yaşama mücadelesi veren'' bir kişilikten söz ediliyor.Kendi fikrimce;gerçek hayatta böyle kişilere rastlamak bir hayli zor görünüyor.Çünkü hayatın koşulları gittikçe değişmekte ve bu koşullar insanın ''kendi özünü yaşaması,kendi değerlerini savunması ve bilinçli bir şekilde ortamı algılaması''gibi nitelikleri yaşamasını da kısıtlar.Yapılanların çoğu zorunlu şeyler olmaktadır ve kişiliksizlik insanlar arasında yayılmaktadır.Ama kitap bundan tamamen uzaklaşmıştır.Okuyucuya çok güzel mesajlar vermesine rağmen hayatta uygulanması zor olmaktadır.Kitapta sözü edilen ''SAVAŞÇI'' normal bir insandan çok farklı özelliklere sahip olduğu için toplumdan uzaklaşması söz konusu olabilir.Çünkü yaşam tarzı çok farklı olacağından herkes gibi olamayacaktır.Yazar,kitabında bu farkı açık bir şekilde belirtmiştir.Okuyucu da bu kitabı okuduktan sonra gayet net bir biçimde bu yargıya varacaktır.Doğan Cüceloğlu,''SAVAŞÇI'' kitabında felsefi kavramlara yer vermiştir.Genellikle felsefi terimler zor anlaşılmasına rağmen yazar verdiği örneklerle anlatmak istediğini okuyucuya kolayca iletmektedir.Felsefe ve psikoloji karışımı bir kitap olduğu için çoğu kişi tarafından sıkıcı bulunabilir.Kitapta heyecan veren,hareketli olaylar yok.Sürekli aynı tempoda devam eden konuşmalar olduğu için sıkılma ihtimali fazla olabilir.Ama kitabı okurken ''sıkılma'' kavramı aklımın ucundan bile geçmedi.Bana göre;merak ettiğim çoğu soruların cevabını veren ve yaşama gerçekten anlam katan fakat hayata geçirilmesi zor bir kitap.Ama herkese birşeyler vereceğine inanıyorum.