trinkler
Kitapkurdu

Aslında hiçbir gerçek değil, her şey mubahtır öğretisini savunan ve kendi oluşturduğu bir orduya bunu benimsettiren,haşhaşın etkisiyle insanları cennette olduğuna inandıran ve daha sonra onlara istediği şeyleri yaptırtan zamanın en zeki kişiliklerinden biri. Ha birde buna inananları da bir sorgulamak lazım elbette. Nasıl bir teslimiyet nasıl bir inanış anlamak mümkün değil. Öyle ki koskoca Selçuklu Devleti idarecilerinin ölümünün fedailerin elinden olması! Gözlerini kırpmadan tam bir teslimiyetle.Nedir..? Hasan Sabah’a olan bağlılık ve öldükten sonra cenneteki huriler…En acısı da Nizamülmülkün ölümü. Böylesine adil, cömert, alim , dindar , yumuşak huylu mükemmel bir devlet adamının böyle üzücü bir şekilde öldürülmesi çok elim. Sonrasında da Sultan Melikşah’ın öldürülmesi. Vee parçalanmaya giden koskoca devlet.
Aslında aldığı sonuca bakarsak gerçekten ayakta alkışlanacak birisi ama gittiği yola da bakarsak tam tersi bir durum. İnsanların inançlarını sömürmüş ve haşa kendini peygamber ilan etmiş birisine ne kadar saygı duyulur.
Ama kitap sürükleyici, kendini okutuyor. Her ne kadar sinirlendiğim bir çok nokta olsa da çok zevkle okudum herkese de tavsiye ederim.