Ahmet Dikimoğlu
kitapta sevindiğim tek şey, kiti’nin levin ile evlenmesi oldu.. vronski ile evlenseydi belki mutlu olamazdı.. levin-kiti aşkı bulduğum gerçekçi aşk.. ama çoğu yerde sıktı kitabı şöylşe inceleyecek olursak %45’i anna karenina ile %55 levin ile ilgili.. yer yer sıkıldım levinli bölümlerde…

stepan arkadyeviç’ten nefret ettim… kendisi bolluk içinde, elin kadınlarına para yedirirken eşi dolli ve çocukları ile yokluk içinde yaşadılar… onun ekonomik olarak çöküşe geçmesine çok sevindim ama sevincim stepan’ın kendisini kurtaracak işe kavuşmasıyla kursağımda kaldı…

karenin’e hem acıdım hem nefret ettim… tamam aldatıldın bir insan için özellikle bir erkek için kolay değil, neden göz yumuyorsun be adam? boşa geç.. bu gurursuzluk neden? olan masum bir çocuğa oldu… hayatına soktuğu kontes’e ne demeli? o da evli.. ne farkı kaldı karen’in anna’dan?

sosyete iğrençti… sosyete’nin karenin’e acıyıp, kontes lidiya ile olan ilişkisini hoş görmesi, anna ile vronski’yi dışlamasına anlam veremedim.. vronski’nin ailesi desek o hepten rezalet…