bahrî
bir genç delikanlının dünyayı dolaşma sevdası yüzünden rahiplik okulu terketmesiyle başlıyor.önce çobanlık yapıyor.sonra hazineyle bir düş görüyor ve şalem kralı Melkisedek adıyla biriyle tanışıp koyunlarını satarak kişisel menkıbesi tamamlamak için ve hazine bulmak için mısır piramitlerine doğru yola çıkarıyor.Buraya kadar her şey güzel.Beni asıl şaşırtan sonu oldu.İskender palanın tavan arası kitabından okuduğum arakiyeci(takkeci) ibrahim efendinin Üç üzüm tanesi menkıbesinden yola çıkarak yazılmış meğer...