Erdal Kaplan
Kitapkurdu
güzel bir realist roman edebi tasvirlerden oldukça uzak,çoğunlukla karşılıklı diyaloglarla kurulmuş,konuşmalar kısa ve kesik ve karşıdaki kişi ile sohbet edercesine kurulmuş, fakat anlatılmak istenen açık ve net olarak ifade edilmiş,örneğin sayfa 334 te ilk paragraf "artık dahil oldun,onlardan birisin.Sürekli oradan oraya kovalanan ve asla evi yurdu olmayan şu gangsterlerden biri. He ya İnsanlar senin hakkında konuşacaklar, günün birindeyse aslında hiç var olmadığını düşünecekler, Bir efsane.Evet, insanlar seni düşünecek ve acaba herhangi bir şeyden pişmanlık duydun mu, diye kendilerine soracaklar. İyi soru, Herhangi bie şeyden pişman mısın? Çeneni çok fazla açtığın ya da babana kurşun sıkmadığın için mesela?" ve devamında sayfa337 de 4. paragrafta "oğlum,dürüst ol, gururun okşandı. Tüm bu korku ve paniğin arkasında gururun saklanıyor" ne kadar romantik değil de psikolojik ve sosyolojik fenomen ..Vaka.. aşağılanan gururların rövanşı ..ve kitabın sonu 362. sayfa son paragraf "sen bunu anlıyor, ona bakmakla yetiniyor ve çeneni tutuyorsun.. Bumerang yasası her toplumda her oluşumda tek geçerli yasa susmak ya da...tamamen duyguların yoksandığı tamamen varoluş çuluğun kutsandığı ve korkuların korkuyla yüzleştiği bir yapıt. sosyologlar psiko analilistlerin çete savaşçılarının mutlaka okuması gerekli bence. öylesine çözümleyici ve analitik ki..ancak böyle yazılabilirdi...çünkü toplum hiç bir zaman biz olmadı ben ve sen iyi ve kötü hayır ve şer seven ve sevmeyen sevap ve günah çalışan ce çalışmayan tilkinin erişemediği üzüme koruk demesi misali, kurnaz tilkinin kargadan peyniri kapması gibi..ılımlılık ben ce kitapta baş özne olmalıydı , fakat yaşam vahşi ve saldırgan güdü buna müsaade etmemiş anlaşılan...